Üye Girişi
Rumuz:
Şifre:
 

Beni Hatırla

 
 Yeni Üyelik Talebi
 Şifremi Unuttum
Anamenü
  Ana Sayfa
  Yeni Eser Kaydedin
  Yazar Listesi
  Usta Yazarlar
  Forumlar
  Sesli Şiirler
  Şiir Arşivi
  Düzyazı Arşivi
  Yeni Eserler
  Edebiyaz Kuralları
  Edebi Sözlük
  Site Künyesi
  Türkçe Dersleri
  Editöre Mesaj
 
Sözün Özü
BALZAC:
Şiir demek, ıstırap demektir.
 
Site Trafiği
Üye :  0
Ziyaretçi :  17
Toplam :  17
Mini İstatistik
Üye : 213
Kitap : 124
Düzyazı : 298
Şiir : 1.214
Yorum : 229
Forum : 6
Aktif Üyeler
Mesaj Panosu

Yazan: bleventog
Tarih: 10.08.2010 12:37:02
Ramazan müjdelerle geliyor, inananlara ve tüm insanlığa hayırlarla geliyor inşaallah.Tebriklerim ve bu ayın bereketinden istifade etmemiz duamızla selamlarımı sunarım.

Son 5 Üyemiz
  meftun
  SIRLISES
  Ayser
  betüşşş
  manlife
Dost Siteler
  WebOfset.Net
  EDEBİCE
  WebKale
  Prof. İbrahim Saraçoğlu
  SessizGemi.Net
  İLSAK
  İLGİLİK
  Konya Rehberi
  CdMarket.Web.Tr
ÖLMÜŞÜM SOLUYORUM,YAŞAMIŞIM HATIRLAMIYORUM...
rabia balaban
Buradan öte yol yokmuş. Dil yaralarıymış canıma kastedenler. Ölmüşüm soğuk taşlar üzerinde. Kaç defa diritmişim canlarımı, kaç defa bakmışım kendi suretime benden sıyrılıp. Sanırım ben yaşama üvey evladım. Olmuyor. Ne yapsam olamıyor. Ardımdan akıp geçen zaman beni bana vermiyor. Kırıklarımı topluyorum kendi ardımdan, her birini özenle önüme alıp baştan yerlerine yapıştırdığım. Durmuyor. Hiç bir halim eskisine benzemiyor.

Yalnızca üzerimde birkaç koku var yıkandıkça tenime yapışan. Bazen birden annem kokuyorum burnumun direğine. O zamanlarsa sarılıyorum kendi ellerime, bileklerime. Dokunuyorum yüzüme, sonra birde uzun siyah saçlarımı örüyorum onun elleriyle.

Bir zaman geliyor günüme, hiç beklenmedik anda babam kokuyorum. Öyle o kokuyorum ki, kokusunu bilse çevremdeki herhangi biri, o an babam sanır beni. Ne yaptığını bilmez babam. Özlediğim, güzelliği derinlerde gizli, yaşayan, soluk aldığı her an için tanrıma şükrettiğim, benim bana sesi ceza, elleri yasak babam.

Olsun boş ver bak, kokun bende işte. Her çizgisini santim santim bildiğim yüzün bende babam.

Sonra birde bir tek doğurmadıklarım var tabi. Onlar dünümden tüm tanıdık yalnızlıklarım. Ellerimden boyalarımı bırakıp, küçücük yüreğimde hissettiğim annem olmalarım. Onlar benim, ben daha anneye muhtaçken kendimi annem bildiklerim. Doğum günü pastamdaki mumlarıma bir günde yaşımın iki katı mumlar dikmelerim. Mumları soluğum yeter mi bu kadarına diye düşünmeden, küçücük bir ömrü bir nefese yerleştirerek tek seferde üfleyişlerim.

Tükendi nefeslerim, canıma yetmiyorlar.

Şimdi bakıyorum da aynaya, peki ne var avuçlarımda kırık dökük olmuş benden başka. Ne kaldı adlarına tükendiklerimin, yollarıma özenle saçtıkları, yere her basışımda topuklarımı kanatan cam kırıklarından başka.

Hiç

Ardıma dönüp, saymaktan vazgeçtiğim unutulmaları zorunlu yıllarım var. Her gün kırılıp ta, dimdik ayakta durma zorunluluklarım, hiç kırılmamışçasına. Ve bir ben, kendi ardımda bıraktığım, gözyaşlarımla üzerine örttüğüm topraklara yaslar saldığım.

Artık vazgeçmişim sanki.

Aynalardaki beni diriltemiyorum şimdi. Kanayan yerlerimi saklayamıyorum, görebiliyorum kendimi başkalarının gözlerinde. Görüyorum bütün keş kelerimi öldürdüğüm bu gün, tüm haklı oluşlarımı da yakmalarımı, kendimi gizli gizli izlediğim gölgelerimle. Hem de külleri bile kalmaksızın geride. Ve bu hadise sırf benden yaşama son bir kıyak olsun diye. Acılarımla ardımdan tanışıp payına düşenlerle incinmesin diye kimse. Yokluğumla anlamasın diye beni, varlığıma yabancı üç beş lüzumsuz özne.

Giderken ışıkları yanık bırakıyorum, belki bir gün hiç beklenmedik bir zaman sıyırıp tüm ölümleri üzerimden geri gelirim diye…

Rabia Balaban

... 
TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI’NA İNEBAHTI ŞARABI
B.





1570 Yılında Kıbrıs adası Türk’lerin eline geçtiğinde bunun intikamını almak üzere , Papa’nın öncülüğüyle İspanya ve Venedik savaş gemilerinin çoğunlukta olduğu muazzam bir Haçlı Donanmasının başına İspanya Kralı II.Filip’in kardeşi 23 yaşındaki Don Juan tayin edildi .
Kıbrıs’ın fethinden üç ay sonra 278 parça gemiden oluşan Haçlı Donanması Yunanistan güney kıyılarında Osmanlı donanması ile temas sağladı . Türk gemilerini karaya yakın bir yerde savaşa sokmaya niyetli olan Kaptan-ı Derya Ali Paşa’ya , savaşın açık denizde yapılmasının uygun olacağını , gemilerdeki kara askerlerinin en küçük bir isabette kıyıya yanaşma tehlikesi olduğunu belirten Uluç Ali Reis’in açık denizde tertibat alalım teklifini kabul etmedi . İki donanma İnebahtı önlerinde vaziyet aldıklarında Türk gemileri düşmanla , kara arasında kalmışlardı .
Kaptan-ı Derya Ali Paşa , savaş emrini verir vermez düşman amiral gemisinin üzerine doğru yol almaya başladı . Düşman gemileri sancak ve fenerlerden bunun amiral gemisi olduğunu anlayınca bir anda çevresini sarmaya başladılar . Kaptan Paşa şehit ve iki oğlu esir düştü . Akşama kadar devam eden çarpışmalarda çok değerli kaptan ve leventler şehit düştüler . Uluç Ali Reis’in dediği çıkmış binlerce asker kaybımızın yanı sıra 224 parça Türk donanmasının 190 gemisinin büyük kısmı batmış ve bir kısmı da düşman eline geçmişti .
Uluç Ali Reis kendi gemileriyle donanmanın sağ cenahındaydı . Kendi cephesindeki Malta Şövalyelerinin Kaptan gemisini ele geçirerek komutanın başını kestirip , diğer düşman gemilerinin bir kısmını da yakarak batırdı .
Dönerken donanmamızın perişan halini görerek teessürle savaş bölgesinden sıyrıldı . Uluç Ali Reis’in gemilerini takip eden düşman gemileri kendisini Navarin’de kıstırdılarsa da yakalayamadılar . Kendi filosunu zayiatsız kurtaran Uluç Ali Reis , durumu Edirne’deki Padişah Sultan Selim’e bildirdi . Gösterdiği ehliyet takdir edilerek Kaptan Paşa’lığa ( Donanma Komutanlığına ) atandı . Ve adı Kılıç Ali Paşa’ya çevrildi .
Bu zafer , başta İspanya olmak üzere Avrupa’da büyük şenliklerle kutlandı . Ele geçirilen Kaptan Paşa gemisinin fener ve sancakları şehir şehir dolaştırılarak teşhir edildi .
Kılıç Ali Paşa , Padişah’ın emriyle yeni bir donanma kurmak üzere İstanbul’a geldi . aşta İstanbul olmak üzere Akdeniz ve Karadeniz’deki tersanelerde 200’ün üzerinde gemi kızağa kondu . Gemiler için gerekli personelin eğitimi de devam ediyordu . Kılıç Ali Paşa leventlikten yetişme ve sözünü sakınmaz bir kaptan olduğundan Sadrazam Sokollu Mehmet Paşa’ya “ 200 teknenin yapımının mümkün olduğunu ama gemilerin halat , yelken ve demirlerinin sağlanmasının çok güç olduğunu “ söylediğinde Sokollu şöyle cevap verdi :“ Paşa Hazretleri , sen henüz bu Devlet-i Aliyye’yi bilmemişsin . Bevallah böyle itikat eyle . Bu devlet ol devlettir ki murat edinirse cümle donanmanın lengerlerini gümüşten , resenlerini (iplerini) ibrişimden , yelkenlerini atlastan etmekte sıkıntı çekmez ve her hangi geminin alatını ve yelkenini yetiştirmezsem bu minval üzere benden al .”
Bu sözlerden çok etkilenen Kılıç Ali Paşa hemen yerinden kalkıp Sokollu’nun elini öpmüş “ Hakikaten bildim ki donanmayı siz tekmil edeceksiniz .” demişti .
Büyük Devlet’in Sadrazamı Sokollu , Kıbrıs’ın fethinden sonra İstanbul’dan kovulmayan Venedik Elçisi Barbaro ‘ya şöyle diyordu : “ İnebahtı Muharebesinden sonra cesaretimizin sönmediğini görüyorsun . Sizin zayiatınızla bizimki arasında fark vardır . Biz sizden bir Krallık yer ( Kıbrıs adası) alarak kolunuzu kestik , siz ise donanmamızı mağlup etmekle sakalımızı tıraş etmiş oldunuz . Kesilmiş kol yerine gelmez lakin tıraş edilmiş sakal daha gür olarak çıkar . “
Beş buçuk aylık bir hazırlıktan sonra 1572 yılının haziranında yepyeni bir Osmanlı Donanması 250 parça gemiyle Akdeniz’e açılıyordu . Venedikliler bu durum karşısında şaşkındı . İspanyollara da güvenemedikleri için Osmanlı Devleti’ne her yıl 300 bin flori (altın) haraç vermeyi kabul edip Arnavutluk sahillerindeki bir kale ile Bosna’da iki kale ve maden ocağını Türklere terk ettiler .
Dünyanın süper gücü Osmanlı Devleti kaybettiği donanmasının yerine yepyeni bir donanmayı egemenliği altına aldığı Akdeniz’e salmıştı ama İnebahtı’da kaybettiği kaptanlarının eksikliğini yıllarca hissetti .
İspanyollar , Lepanto zaferinin zevkini hiç unutmadılar . İmal ettikleri şaraplara LEPANTO ismini koydular .

427 Sene sonra ispanya’yı ziyaret eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in masasına bu şarabı koyarak servis yaptılar .
ispanya Kralı Juan Carlos ‘un sofrasındaki kadehlerdeki Lepanto şarabının rengi , inebahtı’da şehit düşen binlerce Türk askerinin kanına benziyordu .
... 
EMPRESYONİZM
Nesneyi doğrudan doğruya tasvir ve analiz etme yerine, onun uyandırdığı duyguları anlatma yolu. XIX yüzyılın sonlarında Fransa’da doğdu. Önce resimde, sonra diğer sanatlarda tesiri görüldü. Empresyonistler dış dünyanın...Devamı
Yorgun
Geri Dönüş
Sen Hiç Öldün mü ?
Mim ve Gül
Sen Geldin
İstanbul
İnsandan
Mahşere Kaç Var
GÜLBABA VE IV. MURAT...
SABİT İNCE ÖDÜLLERİ HAKKINDA DUYURU...
OP. DR. SERDAR AZAT ATAMANA...
MAT TİYATRO...
BAHTIYAR VAHAPZADE HAKKA YÜRÜDÜ...
ORTANCA DERGİ...
En kısa Amerika yolu ...
250 bin kişi sanata doydu ...
edebice CEVAT ÇAPAN
18 Ocak 1933’te İstanbul Darıca’da doğdu. 195
Ahmet Yetkin
1973 -? Uşak ili sivaslı ilçesi,kömürcüler kö
 
ÇARMIHTA HASRET YANIM mahmutcantekin
İNAN BANA GÖKHANSONSEL
YAĞLI BÖREK SAHİLLER mahmutcantekin
SEN GİDERKEN GÖKHANSONSEL
HİCRAN mahmutcantekin
MERAĞA DÜŞTÜ bleventog
GÖZÜ DÖNMÜŞ HÂKİM BEY mahmutcantekin
KÖSELE YÜZ mahmutcantekin
ŞAŞMAYAN TERAZİ sebahatmayda
KRİSTALDE KIRILDI IŞIK bleventog
BİLGİÇ mahmutcantekin
AŞİKÂR mahmutcantekin
HU, HU DESEN SIRLISES
VAY BE mavihüzün
NE BIRAKTIN YAR! SIRLISES
ORTAYA KARIŞIK.. nesimsek
KÖŞKER mahmutcantekin
DÜNYA KİRLİ ELLERDESİN mahmutcantekin
ADIYAMAN GÜLİSTAN mahmutcantekin
BERGÜZAR mahmutcantekin
DÖN ARTIK CAN mahmutcantekin
BESTESİ YOK bleventog
AŞIKLAR İÇİNDE Ayser
SAHİLDE HAYAT mahmutcantekin
ÇAPKIN KIZ mahmutcantekin
CEHALET ORMANI mahmutcantekin
SON CELSE mahmutcantekin
VER KUZUMU mahmutcantekin
ÖZDENETİM seçkingündüz
KAOS ilkveson
ÇIĞLIK mahmutcantekin
KARIŞTIRANA KARIŞILMAZ Kİ bleventog
ALEV mahmutcantekin
İYİ Kİ VARSIN bleventog
KÂHTA ÇOCUĞU mahmutcantekin
AKLIMI ALDIN GÜZEL mahmutcantekin
MEMLEKET SEVGİSİ romantik63
AHU GÖZLÜ KIZ mahmutcantekin
YÜREĞİMDE İNCE SIZIM bleventog
SORMA BENİ mahmutcantekin
OLSA OLSA seçkingündüz
BİTEK SEVGİ seçkingündüz
YAĞLI KENDİR mahmutcantekin
KÂHTA’M mahmutcantekin
DİLEK seçkingündüz
SEN İSTİYORSUN - BEN İSTE bleventog
SENİ SALDIM KALABALIKLARA hasbey
ERMENİ Mİ? nesimsek
AĞLAR GARİP, GARİP DİYE bleventog
BİLDİM ÇÖZDÜM seçkingündüz
YAPMA seçkingündüz
SORUNUM seçkingündüz
KITAPLAR ANLATMIYORDU ÖLÜ tugrulahmetpekel
ÖZLEMİN GÖNLÜMDE BENİM mahmutcantekin
CANIM KÂHTA’M mahmutcantekin
 
ÖLMÜŞÜM SOLUYORUM,YAŞAMIŞ diren
VİCDANININ SESİNİ DİNLE mahmutcantekin
IRGAT mahmutcantekin
ÖKSÜZ ÇOCUK mahmutcantekin
KÂHTALI ÇOCUĞUN ÇIĞLIĞI mahmutcantekin
BİR ANNENİN GÖZYAŞLARI mahmutcantekin
YAŞAM SENSİN BENİ BÜYÜTEN diren
YAZGILARI BOZMAK inalkgo
BEN OLMALIYIM YENİDEN... diren
SILA SEVDASI mahmutcantekin
ŞİMDİ BİLGİLERİ TAZELEME inalkgo
KADININ DÜŞMANIN KADINDIR DURSUN
HAYATIN ZORLUKLARINA RAĞM romantik63
EKMEKLER NİCEDİR BOZUK... inalkgo
GÖÇMEN KUŞLAR mahmutcantekin
SEVGİ BİZİM DİNİMİZDİR Hüseyin
BİR ÜMİTSİZ VAKA inalkgo
ISSIZ KARAKOÇ Mina
‘UFAK’ ŞEYLER… inalkgo
SOSYAL VE TOPLUMSALIN PAR Eynazende1
GEYİK BARAJI BEKÇİSİ Hüseyin
İKİ ŞARKI EŞLİĞİNDE DÜŞÜN inalkgo
SOYGUN bleventog
GÖRMESİNLER BENİ Hüseyin
İPİN UCU PUŞTUN ELİNDE(!) DURSUN
YATAĞIN ISINDI ABLA Hüseyin
ANAYASA: TEMEL KURULUŞ inalkgo
‘VAR’LIK–‘YOK’LUK... inalkgo
YENİ “GARİPÇİLER” TÜREMİŞ DURSUN
MUSLUK TIKANDI bleventog
KÂHTALI ÇİÇEK mahmutcantekin
ANA YÜREĞİ kutlugil
OTOBİYOGRAFİ (HAYATIMIN K romantik63
ADAM GİBİ ADAM mahmutcantekin
KORKAĞIM BEN bleventog
KÜLDEN ÇİÇEKLER anemon
NEREYE KADAR BE SELO ? kutlugil
SOSYAL VE TOPLUMSALIN PAR Eynazende1
BAYRAM GELDİ GARİBİM mahmutcantekin
SOSYAL VE TOPLUMSALIN PAR Eynazende1
MUALLİM BEY kutlugil
ÇUVALI DİK TUTMAK İÇİN... inalkgo
SOSYAL VE TOPLUMSAL OLANI Eynazende1
ATATÜRK’Ü ANARKEN inalkgo
TUĞGENARAL BAHTİYAR AYDIN mahmutcantekin
SOSYAL VE TOPLUMSAL OLANI Eynazende1
YOL HARİTAMI AÇIKLIYORUM inalkgo
ADIYAMANLI OLMAK mahmutcantekin
ÖLÜ MÜ, SAĞ MI? bleventog
TENİNDEN AŞAĞIYA KAYIP Gİ anemon
BU BİR FERYATTIR bleventog
GELE GELE... inalkgo
SEN AĞLAMA BEBEK mahmutcantekin
BİR BAYRAM SABAHI mahmutcantekin
SEÇKİNCİ KOLAYCILIĞINA KA inalkgo

Tüm Hakları Saklıdır. Edebiyaz.Com; Şiir & Edebiyat & Kültür ve Sanat Sitesi   | Tasarım ve Kodlama Webkale - 2008